0

Palavracı Kralın Tiradı

(Hercümerç, 21. Bölüm, Sayfa 280.)

Okuyan: Karahan Kadırman

“Sevgili misafirler… Ladies and gentlemen… Mesdames et messieurs…”

“Tamam tamam kısa kes,” dedi bir ses.

“Geldik bu gecenin en heyecanlı anına. Karnaval Kral’ını seçmeye…”

“Kim? Kim?” diye ritim tuttu masanın etrafındakiler. “Ve karşınızda Palavracı Kral!”

Bir alkış tufanı içinde 40 küsur yaşlarında, saçı sakalı karışmış, zilzurna bir sarhoş, dilberlerin yardımıyla masaya tır- mandı. Başına gazete kâğıdından, kurdelelerden yapılma iğreti bir taç konduruldu. Kral konuşmak üzere tahtından kalktı.

“Sizi kutsuyorum evlatlarım.”

“Karıştırdın… Papaz değil, Kral’sın sen! Kral gibi nutuk çek,” dedi bir ses.

Sarhoş elini kaldırıp birkaç saniye izin istedi Kral rolüne bürünebilmek için.

“Madem kaşındınız, size güzel bir nutuk çekeyim o zaman.”

Kalabalıktan konfetiler yağdı Kral’a doğru.

“Ey benim bahtsız halkım
Saadet yüzü görmemiş Dersaadet ahalisi
Vebali başkasına, meşki ise bize kalsın.
Ey bu çatı altına toplanmış alyonlar va dalyanlar, Zürefalar ve puştlar ve dahi
Jikolalar ve jiletçiler!
Bir gecelik cümbüş için sulh akdedenler,
Pis kokulu böcekler gibi üst üste yığılanlar, Milyonla barındırdığın ecsad arasından
Kaç nasiye vardır çıkacak pak u dirahşan?
Damarlarımızda biraz horain biraz afgani,
Aha işte orada görüyorum bolca tentür ve bolca beyaz.
Tanrımız Baküs kutsasın bizi!
Çünkü isyan değil nisyandır bize yakışan.
Görüyorsun ey halkım, ben bile,
Kutsal Kralınız bile unuttu ne diyeceğini…”

Kalabalık yeni bir kahkaha tufanı ve taze konfetilerle süsledi Kral’ı. Ayakta zor dursa da kelimeler ardı arkasına, düz- gün bir şekilde dökülüyordu ağzından.

“Yüce Kralımız, bağışla bizim günahlarımızı,” diye seslendi bir ses.
“Evet, bağışla bizi!” diye eşlik etti diğerleri. Kral iki elini havaya kaldırdı. Göklerden bir emir bekler gibi gözlerini kapadı. Kalabalık sustu, bekledi. Nihayet Kral gözlerini açtı ve devam etti:

“Bağışlıyorum sizi. Bağışlıyorum sizi evlatlarım. Baküs adına, dağıtın kederinizi,
dalın uykuya huzur içinde.
Ey malafatına cila çekenler
ve dilli bademini tıraş edenler…
Hadi bakalım şimdi çekilin karanlık kuytulara
Beni de rahat bırakın da sızayım şurada!”

Kral sözlerini bitirince yorgunlukla tahtına bıraktı kendini. Masanın başında nöbet tutan dilberlerden biri yukarı fırlayıp sızmış taklidi yapan Kral’ın kucağına oturdu. Bacak- larını havada iki yana açtı, söz konusu dilli bademini teşhir etti. Erkekler tezahüratla, kadınlar çığlıklarla cevap verdi. Kral’ın üzerinde sızdığı masa yine omuzlar üzerinde ve şarkılar eşliğinde tiyatroda tura çıkarıldı.

 

 

 

kuzgun

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir